• +905309459200
  • memekander@hotmail.com

DOKTORDAN KORKMAYIN..

DOKTORDAN KORKMAYIN..

Ünlü Modacı Vural Gökçaylı’nın güzel ve zarif eşi Meral Gökçaylı ile Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı’na
özel olarak yaptığımız röportajda hastalık döneminden bu güne kadar yaşadıklarını paylaştı. Eşi Vural
Gökçaylı’nın desteği, estetik kaygıları ve tüm aklından geçen düşünceler ile işte, Meral Hanım’ın
yaşadığı süreç…
Meme kanseri konusunda bilinçli bir kadın mıydınız? Yani elle muayenenizi ve gerekli takipleri yapıyor
muydunuz?
Çok bilinçliydim. Fibrokistik bir meme dokusuna sahip olduğumu öğrendim ve bana altı ayda bir kontrol
edilmem gerektiği tavsiye edildi. Yirmi yıl boyunca hiç aksatmadan altı ayda bir elle kontrol, yılda bir kez
de ultrason ve mamografi yaptırdım.
Aile geçmişinizde meme kanseri yaşamış kimse var mıydı?
Evet. Annem çok erken tanı sayesinde hastalığını atlatmıştı. Fakat maalesef teyzem geç kaldığı için
kurtarılamadı.
Hastalığınızı ne zaman ve nasıl öğrendiğiniz? O an neler hissettiniz?
2003 yılında bir ultrason kontrolünde küçük bir kitle tespit edildi ve üç ay sonra tekrar kontrol edilmem
önerildi. Bir defile öncesiydi, elimle muayene ettiğimde kitlenin büyüdüğünü fark ettim ve daha üç ay
dolmamasına rağmen ultrason randevusu aldım. Kontrol sonrası biyopsi yaptırmam gerektiğini öğrendim.
Defileye bir hafta vardı. Vural, “Defileyi atlatalım, sonra yaptır” dedi ama onu dinlemedim ve biyopsi
yaptırdım. Defileden iki gün önce acı haberi aldım. Perişan olmuştum, hemen telefonla Vural’ı aradım.
On dakika içinde yanımdaydı, bana moral verdi. Çok erken tanı olduğu için birlikte bu işin altından
kalkacağımızı söyledi. Ondan aldığım destek, bütün tedavilerim sürerken bana çok büyük moral
olmuştur.
Sizin kadar alımlı ve güzelliği ile örnek gösterilen bir kadın ameliyat sonrası neler yaşadı?
Çok şanslıydım, çok iyi doktorlarım oldu. Rahmetli Sevgi Gönül aracılığı ile Dr. Meral Demirel ile tanıştım.
O kadar hoş ve bakımlıydı ki, benim estetik kaygılarımı anlayacağını düşündüm ve konuştuğu zaman
haklı olduğunu gördüm. Son derece rahatlamıştık. Vural ameliyatımı yapmasını kendisinden rica etti ve
hemen defile sonrasına randevu aldık. İstanbul ve Ankara defilelerinden sonra ameliyatımı oldum. Sayın
Rahmi Koç beyefendi, Amerikan Hastanesi’nde odasını bana tahsisi etti ve yakından ilgilendi.
Kendilerine her zaman minnettarım. Ameliyat sonrası Meral Hanım’ın tavsiyesi işe Onkolog Dr. Sualp
Tansan ile tanıştık, sekiz seanslık bir kemoterapi tedavisi görmem gerekiyordu. Gene estetik kaygılar baş
gösterdi. Saçlarım, kirpiklerim dökülecekti. O zamanlar saçlarım çok uzundu. İlk iş güzel bir peruk aldık,
sonra saçlarımı kısacık kestirip peruğu taktım. Herkes saç modelimi değiştirdiğimi zannetti. Kirpiklerim
dökülünce çok ağladım, çözüm Vural’dan geldi. Kirpiklerim uzayana kadar takma kirpik taktık.
Nasıl yendiniz bu hastalığı?
Moral. Moral. Moral… Ve tabii ki erken tanı.
Bu hastalığı yaşayan ve neredeyse yaşamdan kopma noktasına gelen kadınlar var. Siz yaşama sıkı
sıkıya bağlı ve güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir kadın olarak neler öneriyorsunuz?
Kendilerini asla ben hastayım diye şartlamamak, sosyal hayata ellerinden geldiğince devam etmek,
bakımlı olmaya devam etmek, özellikle meme kanserinde kilo almamaya gayret göstermek. Ben kendi
uzun bir grip geçiriyorum diye şartlandırdım. Radyoterapi seanslarında, solaryum aletine giriyorum diye
kendimle dalga geçiyordum.
Hastanın çevresindeki insanlara önerileriniz neler?
Özellikle eşler için zorlu bir dönem. Eşlere tavsiyem; son derece şefkatli bir tutum sergilemeleri ve hasta
muamelesi yapmamaları, estetik yönden çok anlayışlı davranmaları. Vural hastalığım süresince bana
dünyanın en güzel kadını benmişim gibi davrandı. “Her kadında iki meme var, sen böyle daha seksi
oldun” demişti.
Bu hastalık hayatınızdan neler aldı ve size neler verdi?
Bu hastalık benden kadınlığımın en önemli iki organı aldı. (Tedavilerden sonra öbür memem de alındı.)
Neyse ki imdadıma estetik mucize yetişti ve organlarım geri geldi. Verdikleri ise çok fazla. Hayata bakış
açım değişti. Çok daha iyimser oldum. Her şeyi kendime dert etmemeye çalışıyorum. Yaşadığım her
anın tadını çıkarmaya bakıyorum. Bu hastalığa yakalanan her kadına elimden geleni yapmaya hazırım.
Bana ulaşmak isteyenler iş yerimize telefon edip numaramı alabilirler.
Şu an hayatınız nasıl gidiyor?
Sekiz senem bitti. Hala altı ayda bir kontrollerim devam ediyor. Bol bol spor yapıyorum, beslenmeme
dikkat ediyorum, iş hayatım ve sosyal yaşantım sürüyor.
Okuyucularımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Doktordan korkmayın, kontrollerinizi aksatmayın, unutmayın erken tanı çok önemli. Ne kadar çabuk
davranırlarsa yaşama şansı yükselir. Ben bu hastalıktan ölmeyeceğimi biliyordum, sadece estetikti beni
üzen. Ama artık o da sorun değil. Amerika’da kanser riski olan kadınlar meme ve rahimlerini aldırıp
silikonlu memelerle ikinci baharlarını yaşıyorlar. Bir önemli nokta da sağlık sigortası. Herkesin mutlaka
sağlık sigortası olmalı.
Hazırlayan: Pınar Eslek

MEMEKANDER

Mesajınızı bırakın